Molebutton Soyagaci

Anasayfa  |  Yenilikler  |  Fotoğraflar  |  Özgeçmişler  |  Mezarlıklar  |  Seçmeler/Raporlar  |  Soyadları


Adı:


Soyadı:

Detaylı Arama


Hayat hikayelerini göster

Anasayfa  Ara  Giriş

karşılastırma 1 e yönelme 34 için 34

   Açıklama   Birey 
1
 
Naci Dag
2 Nasır-i Hasani kole
1935 yılında Molebutton da Molê Hasani Kâle, Zalxê Kâle ailesinin ilk çocuğu olarak dünyaya gelir. Her çocuk gibi gelişimini tamamlayan Nâsırın, daha sonraki gelişim evrelerine yansıyan ve pek normal karşılanmayan davranışları birtakım psikolojik ve zihinsel sorunlarının olduğu yönde ipuçları vermiştir. Bu yüzdendir ki bizler onu ‘’Halk tabiriyle’’ doğuştan divane olarak biliriz. Çocukluk, gençlik ve orta yaş döneminin tamamını molebutton da geçirmiştir. Mersinde küçük kardeşi Mısti mâle Hasani Kâle (Mustafa Doğan)’ın yanında kalmaktadır.  
Nasir Dogan
3 Abbas Dağ'ın (Abo) kısa hayat hikayesi.
1930 yılında Dedesinin konaklamış olduğu Molebutton ovasında, bahcelerinin bulunduğu yerdeki evlerinde dünyaya gözünü açar.Doğduğu devir yoklukların, yoksulukların yaşandığı, hastalıkların kol gezdiği bir çağdır.Hastalıklara karşı direnmesini bilenlerin yaşadığı bu cağda .Biraz büyüyünce zor işlere karşı güçlü olanların yaşama devam edeceği zamandır... Hastalıkları yenen Abbas'ın zor işlere karşı yeterli gücü olsa da bedensel olarak zora dayanamadığı için kafasıyla ve zekasıyla daha çok iş yapmaya yönelmiştir.Okul yüzü görmeden okumayı öğrenmiştir. Ancak kitap okuyacak kadar değil . Ama Matematik ve plan proje hakkında okumuş bu da kendisine inşaat mühendislerinden daha iyi bir konum getirmiştir. Babasının Kapıdere , Alikayası gibi yol inşaatlarında çavuş olmasının avantajlarını kullanarak bilgisini geliştirip genç yaşta gurbet ellerine gidip gelmiştir.Genç yaşlarında kendi başına iş yapmaya başlayıp taşeronluk işleriyle uğraşmıştır . Beş çocuk sahibi olan Abbas gurbet ellerinde çalışarak Türkiye'nin dört bir yanını gezdiği gibi bir çok büyük projelerde de çalışmıştır. Çocuklar büyümüşlerdi işler iyiyidi , artık hayatını daha huzur içinde yaşayacaktı . Çocuklar okusun adam olsun diye şehire okutmaya göndermişti . Okuyan çocuklar daha liseyi yeni bitireceklerdi ki 12 Eylül gelmişti . Dönemin kolluk kuvvetleri okuyan çocukların okulda okurken hata işlediklerini tespit etmişler ki aranmaya başlanılmıştı. Çocukları kaçıp gizlenince güvenliğin amirleri demişler ki “ Çocuğu bulamıyorsanız onlara ait olan ne varsa getirin karşıma “ . Güvenlik birimleri çocukların evli olmadığını görünce kendilerine en yakın olan Abbas'ı iki üç defa Maraş'a götürüp sorgulamışlar. Kendi döneminin en zalim hastalıklarını yenen ve yenik düşmeyen Abbas 12 Eylül paşalarının vebası sonucu evine döndükten yaklaşık altı ay sonra hakka yürümüştür. Kendisi hakka yürürken hala güvenlik sorumlularının suçlu bulduğu çocukları aranıyordu.O daha sonraki gelişmeleri görmeden hakka yürümüş, oğulları cenazesine bile gelememişlerdi. Abbas(abo) toprağın bol olsun huzur içinde yat. Seni mutlu olmaktan alıkoyanlar hala mutlu olmadılar...  
Abbas(Abo) Dag
4 Adem Dağ Özgeçmiş
1976'li yılların bir bilinmez zamanında molebutton'da kim bilir nerde doğdum. Ne zaman doğduğumu da kimse bilmez. Annem senin doğumunu hatırlayamıyorum derken; teyzem sen doğduğunda biz bağbozumu yapıyorduk diyor(Leylekte getirmiş olabilir)...


Ne zaman doğmuşsam yaşıyorum; yada yaşamaya çalışıyorum. İlk öğretim dönemim babam memur olmamasına karşın köy ve Elbistan da ki üç okulda devam etti. İlkokul'da köyde iken köyde Andımızı okuyan tek kişiydim sanırım bu yüzden her sabah andımızı ben okuyordum ve öğretmen yaramazlık yapan 4. ve 5. sınıf öğrencileri bana dövdürüyordu. Neyse ben dövmeye alışık ve okuma-yazmadan bi haber olarak Elbistan'da ilkokula devam ettim. İlk yıl beklenen oldu ve ben sınıfta kaldım. Tabii o dönemde şehirlere giden diğer arkadaşlarımın çoğu(Ayhan, Eşref, Bülent..vs.) tekrar birinci sınıftan başladı ilkokula. Daha sonra ilkokul bir şekilde bitti. Ortaokul ve liseyi Elbistan'da bitirdikten sonra 1995 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fak. Coğrafya Bölm girdim 1999'da mezun oldum ve altı yıldır dershanelerde Coğrafya öğretmenliği yapıyorum.
Herkes hobi ya da fobi kavramlarını örnekler yaşamında ama benim için hobi mi fobi mi olduğuna karar veremediğim en belirgin özelliğim'' Bugüne kadar Ağladığımı hatırlayamamam'' yani ne olursa olsun ağlayamıyorum. Saçlarım çok küçük yaşlardan itibaren beyazlamaya başladı ve nihayetinde şimdilerde sonbaharın rüzgar da savrulan ağaçlarını andırıyor.
Molebutton sitesinin açılmasından bu güne kadar geçen zaman zarfında elimden geldiği kadar içerik sunmaya çalıştım.  
Adem Dag
5 Ali Güvercin Özgeçmiş
1988 yılında Mehmet Ali ve Selver GÜVERCiN ailesinin 2. çocuğu olarak derbent köyünde dünyaya geldi. Doğduktan 2 sene sonra Elbistan'a taşındılar. İlk ve orta öğrenimini Elbistan'da tamamladıktan sonra yine Elbistan'da büyük başarılarla lise öğrenimini 4 sene de bitirdi. Okul hayatında bir çok sosyal faaliyette bulundum özellikle halk oyunları konusunda özel branşlara sahip oldu. Hobileri arasında, bilgisayarda sörf yapmak, gelir. Tawdilo.com la kirvesi Atilla yılmaz sayesinde tanıştı ve zamanla tek işi tawdilo.com olmaya başladı.  
Ali GÜVERCİN, Derbent
6 Ali Metin

1962 yılında Mehmet ve Hatun Metin`in çocuğu olarak Molebuttonda, Holan yaylasında özgür bir can olarak dünyaya gelir. Bu özgür doğan can yedi yaşına kadar özgürlüğün ve doğanın kaynağı olan Nurhak, Salavan Dağlarının yaylalarında doğayla iç içe büyür.
Bu canın, bu doğadaki yaşam kaynağı büyükleri tarafından anlatılan güzel masallar ve doğanın doğal sunularıdır. Özgürlük sonsuzdur, çünkü korkacağı hiç bir şey yoktur. Korkacağı bir şey var doğada; tehlikeli olan şey Kurtlar. Onlarında nesli tükendiği için korkmasına gerek yoktur.
Yedi yaşını dolduran özgür can Molebuttonda kurulu olan Cinbaş eğitim merkezinde okula başlar. Biraz özgürlüğü elinden alınsa da Cinbaş eğitim merkezinde güzel şeyler ögretilmiştir. Başta Türkçe ögretilmiş sonra Atatürk ve devrimleri eşliğinde button köyünün yaşam okulunda “Bizim dinimiz sevgidir” Yer yüzündeki en kutsal yaratık insandır. Sevgi denen şey, bu dünyada dağıttıkça çoğalan bir nesnedir. Sen insanları sev demişler. Doğayı da tanıyan can iki şeyi bilerek hayatın ufkunu görmeye başlamış “İnsanı sev doğaya sahip çık.”
Cinbaş okulunun son sınıfına gelince öğretmenleri ve ailesi demişler ki bu çocuk okur, onun için Elbistan şehrinde M.Halil lisesinin bulunduğu yere yakın bir ev bulun orta okula devam etsin.
Babasının gurur kaynağı olan can'ın aylar öncesinden takım elbiseleri, defteri hazırlanır. Babasının sevincine ve heycanına kendiside katılır şehire defalarca birlikte gidip geldikçe şehirin köye benzemediği, hatta köyden daha güzel göründüğünü görünce sevinci dahada artar. Hem köyde bulunmayan şekerler, oyuncaklar da vardır...
Bu can daha önce orta okula giden abileri gibi ilk gün onlarla okulun bahçesine gider.
Herkes sınıfı belirledikten sonra sınıfına gitmişken bizim can da kendi sınıfına gitmiştir.
Cinbaş okulundan ve hayat öğretmenlerinden öğrendiği; dünyanın güzel insanlarla dolu olduğunu sanan can şaşırmıştır. Gittiği orta okulun sınıfında:
Öğretmen soruyor "Sen kızılbaş mı sın?" Can ne cevap vereceğini bilemeyince öğretmen soruyor "Dinin nedir senin?" Can: "Bizim dinimiz sevgi diyordu". Çünkü kendisine başka din diye birşey öğretmemişlerdi. Öğrenci soruyordu "Sen Kürt mü sün? Türkiyenin başbuğu kimdir?" Can, Türk ve kürt kelimelerin ayrıcalığını bilmediği için ne cevap vereceğini bilmiyordu. Ancak Türkiye'nin başbuğu sorusuna hep Atatürk'tür diyordu. Çünkü kendisine Atatürk ve devrimleri öğretilmişti. Onun dışında bir şey bilmiyordu. Onlar üzerine geldikçe o iyi bildiği için hep Atatürk diyordu. Öğrenciler, cana şekilsiz ve insana benzemeyen bir resim gösteriyorlardı "İste Türkiye'nin başbuğu budur" diyorlardı. Can bunu kabul etmeyince çocuklar hep bir ağızdan "Kürt , Kürt kuvara Kürdün götü duvara." diyerek tempo tutuyorlardı.
Okur diyerek şehre yollanan canın öğrenim hayatı ve 12 yasına kadar kazandığı özgürlüğü mengenelerin arasına alınmıştı. Büyük bir şaşkınlık va çıkmaz içine giren can. Kendi hayat okulundan ve Cinbaş okulundan bazı bilgilerin yanlış öğretildiğini sanarak onlara kızmaya başlamıştı. Bu şaşkınlık içinde hayatı çok yönlü olarak hep sorgulamaya almıştır.
Can sorgulaya dursun ögretmenlerin ve öğrencilerin manevi baskıları sonucu orta okulu son sınıfa gelmeden Elbistan'ın Gazi Mustafa Kemal Okul'una sürgün edilmiştir. Gazi Mustafa'dan mezun olduktan sonra Ticaret Lisesi sınavlarını ikincilikle kazanıp kaydını yaptırmış.
Ancak Türkiye'nin asıl başbuğu dedikleri o çirkin adamın "çocukları" okumasına izin vermeyince, İskendurun Ticaret Lisesinde gece bölümüne devam etti.
Memleket hasreti yüzünden ve çocukluğun verdiği özgürlüğü bir türlü kabullenmeyen, can bir yıl sonra Elbistan Mükremin Halil lisesine devam etmeye karar verir...
Daha lise ikide iken Uygulayıcılar tarafından Maraş'ta çıkarılan katliam sonucu Türkiyenin bazı bölgelerinde sıkı yönetim ilan edilmiştir. Sıkıyönetimin çıkardığı bir bildiri sonucu geçici süre okuma hakkı elinden alınsa da başka bir bildiriyle okuma hakkını kazanır. Ancak sıkıyönetimin olmadığı illerin birinde ve belirlenen bir yerde okuyacağı söylenince, kendisi bir yıl kadar Hacı Bektaş ilçesinin lisesinde okumaya devam etmiştir.
Hacı Bektaş'ta bir yıl okuyup yeni dönem başlamadan 12 Eylül denen iktidara sahip çıkan vatanseverler yeniden yasa hükmündeki bir bildiriyle bir çok insan gibi o da okuma hakkını kaybetmiştir. Elbistan da diğer insanlar gibi oda yaşamak için çalışma hayatına başlamış. Ancak olağanüstü "yurtseverlerin" ülkede estirdigi bahar havalarına dayanamayarak yarı gizli bir şekilde yaşamak için Izmir'e giderek Elektirik kursalarına kaydını yaptırmıştır. Elektrik kurslarını bitirip de normal yaşama başlayacağı sırada yurdunu seven "yurtseverlerce" hain biri olduğu düşünülerek İzmir'de tutulmuş sırasıyla Ankara ve Maraş'larda ağırlanarak, saygı ve hürmetlerinden eksiklik etmemişlerdir. Daha sonra yapılan diplomasi çalışmaları sonucu, Maraş'ın "Hilton Otelinde" iki yıl yaptığı işlerden dolayı mükafatlandırmak için misafir edilerek kendisine büyük ikramlarda bulunulmuştur.
Otelde ki mükafatların biraz karşılığı olarak bize biraz askerlik yap diyerek Trakya bölgesine göndermişler. Kendisi de severek yurtseverlerin gönlünü almak için iki yıl askerlik hizmetini yapmıştır. Askerlik hizmetini bitirdikten sonra memleketine gelen can, yaşamın gereği olarak çalışmak için yurtseverlerin kurduğu Güney Doğu Projesinde(GAP) çalışmak istemiş. Yapılan güvenlik soruşturması sonucu can'ın hain biri olduğu kanısına varılmış ve işine son verilerek memleketine yollanmıştır. Memlekete gelir gelmez tüm yetkili organlara dilekçeler yazarak (Cumhurbaşkanı, Başbakan, Anayasa mahkemesi, Yargıtay başkanlığı, Adalet bakanlığı, Kurulu olan sivil görünümlü tüm partiler.vs yirminin üzerinde dilekçe yazılmıştır.)
"Sayın büyüklerim,ve yetkililer.
Ben Cinbaş okulu ve buttonların hayat okulunu okumuş biri olarak hayata başladım. Hayata başladığım andan itibaren eğitim sistemlerin birbirini tutmadığını gördüm. Buna rağmen bir itirazımda olmadı, ancak Buttonların okulunda bana öğretilen Atatürk ve devrimlerinin bir inananı olan ve de hayat okulunun bana öğrettiği "Bizim dinimiz sevgidir. İnsan ve doğa en kutsal olandır, onun için tüm insanlığı ayırmadan seveceksin" diyen anamım babamın sözlerini tutmama rağmen bazı insanlar diyor ki bizi sevme. Değerli büyüklerim ve yöneticiler ben sizleri yine sevdiğim için bana vatan haini diyebilirsiniz. Ancak gelin söyleyin beni yaşamam için nasıl bir insan olacağım siz karar verin yaşayayım. Sizin kulunuz, köleniz olmaya razıyım.
Gerekenin yapılmasını arz ederim“
Değerli büyüklerin bana verdiği cevap şuydu "Biz kim olduğumuzu bilmiyoruz ki sizin de kim olacağınızı bilelim, onun için gözümüze görünmeden başının çaresine bak..."
Yurdunu seven yurtsevenler gözümüze görünme dedikleri için bende 12 Eylül'ün bana verdiği "Ya sev ya da terk et" mantığından hareketle Nurhakların, Salavan dağının bana verdiği doğa yaşamına ve özgürlüklere dayanarak Avrupa'da bulunan Alp dağlarına sığındıktan sonra kısa süreli Elektirik, Bilgisayar kurslarıyla, ayrıca son ışık teorisiyle gelişen haberleşme sistemi üzerine eğitim alarak hayatını idame ettirmeye çalışıyor.
Cinbaş eğitim merkezinin bize verdiği Cumhuruyet ve ilkeleri doğrultusunda ve hayat okulundan aldığımız eğitim gereği. Işık ve sevginin çocukları olan biz insanların son teknik ulaşımı olan ışık teorisiyle hareket ederek Değerli dostlarımın kurduğu Tawdilo.com sitesinin sayesinde Işıklı güzel insanlara ulaşmak için bu sitenin üzerinden sevgilerimiz, özlemlerimize kavuşmak için dünyanın dört bir yanına dağılmış insan olan insanlarla buluşmaya geldim.
 
Ali METIN
7 Aysel Dölen Özgeçmiş Bilgileri
1976 button doğumlu. ilk orta liseyi Elbistanda okudu. üniversite okumak için ankaraya yerleşti. önce adalet yüksekokulu sonra da zihin engelliler öğretmenliği bölümlerini bitirdi. halen zihin engelliler öğretmenliği yapıyor. a-Ankara da yaşıyor.  
Aysel DÖLEN
8 Aziz Doganin özgecmisi
Aligül ve Rahime Doğan'ın en küçük oğlu olan Aziz Doğan 1973 yılının Haziran ayında K. Maraş ın Elbistan ilçesine bağlı Hançıplaklar köyünde doğdu. 6 yaşına kadar orada kaldı daha sonra ailesi ile birlikte Almanyaya göç etti. 1994 yılında Köln Üniversitesinde İktisat & Siyasal Bilimler bölümüne başladı, bu bölümü tamamlamadı. Geçen o süre içinde çeşitli işyerlerinde değişik alanlarda çalıştı. 1997'de Almanyada ilk Türk-Alman Internet İş Rehberini ("Altın Sayfalar") adı altında çıkarttı. Bu girişim malesef pek başarılı olmadı. 2000 yılında Bilgisayar bölümünde tekrar Üniversiteye başladı.Bu bölümü 2003 yılında bitirdi. Eylül 2003 tarihine kadar Almanyanın Köln şehrinde yaşadı. 2000 yılından beri Serpil Doğan (Şahin/Küllü Köyü) ile evlidir. Şu an Almanyanın Krefeld şehrinde yaşamını devam etmekte ve bir Amerika fırmasında Bilgisayar Uzmanı olarak çalışmaktadır. Aziz Dogan bu siteyi 02.09.2003 yılında kurdu. Molebutton.com sitesinin tüm teknik tasarım ve yazılımlarını yapmaktadır  
Aziz DOGAN
9 celal Metin Özgeçmiş
Sene 1973 ve ben bir sonbahar sabahı Hançıplaklar sınırları içerisinde Metin ailesinin 6. çocuğu olarak dünyaya gelmişim. Ailem benim doğumumla birlikte Elbistana taşınmış. İlk, orta, lise eğitimimi Elbistan da tamamladıktan sonra 1995 yılında İnönü Üniversitesi Ekonometri bölümünü kazayla kazanıp okulu büyük bir başarı ile 6 yılda bitirdim. Üniversite benim heykelimi dikmek için bakanlığa yazı gönderdi ama bakanlık bunu kabul etmedi. Bende eğitimim devam ederken bir akşam arkadaşlarla üçlü oynarken(Ercan,Memiş,İnan) ne yapabiliriz diye düşünürken şu an işlettiğim Arkadaş Net Cafenin satılık olduğunu öğrendik ve sabah Ercan arkadaşla işyerini satın aldık. Halen Arkadaş Net Cafe yi işletmekteyim. Okul bittikten sonra Askerlik vakti geldiği düşüncesiyle devlet beni 30 yaşında askere davet etti.Bende kimseyi kırmamak için Tuncelinin Hozat ilçesinde Askerlik vazifemi Kütüphane ve internet salonunda sorumlu olarak bitirdim. Özel zevklerim arasında resim yapmamak, kitap yazmamak. Boş zamanlarımda uyurum. Hobilerim ve Fobilerim ne bende bilmiyorum, o kadar da önemli değil zaten. Sigara kullanırım, alkolle aram çok iyidir bir bira içince sızarım. İşim gereği sosyal faaliyetlerde yer alamamak gibi bir sıkıntım var. Sabah 9:00 Akşam 24:00 çalışma hayatımda tek yaptığım ara sıra fayans dizmek gelir. Sinemayla yakından ilgiliyim. Gösterimde olan ve olacak filmleri internetten indirmek en büyük zevkim.  
Celal METIN
10 Cem tekin Doğan Özgeçmiş
1984 yilinda 2 ay erken mayis ayinda dunyaya gelir.1990 yılnda adanada ilkokula başlar.ilk 2 ay okula ablasi ile beraber gider,ayni sirada oturur. okumayi iknci sınıfın son döneminde söker ve tatile 1 ay kala kurdelesini takar..ilk orta okulu , başariyla bitirdikten sonra. 1999 yilinda liseye başlar.ilk yıl epeyce bi zayifla sinifta kalır.2 yıl yine sinafta kalir. lise 2 ye geçmeden okuldan atilir. acik öğretimden 2 yil içinde lise diplamasıni alir. 2004 yilinda ÖSS sinavina, ÖSS sınavina uykusundan kalkamadiği için yarim saat geç kalır.kalemini hoca werir. sinawa geç başladiği ve uyku sersemi olduğu için soruların yarisini boş birakmiştir. buna rağmen firat uniwersitesi bingol MYO halıcılık we desinatorluk bolumunde okuyor.. ..  
Cem Tekin DOGAN
11 cemal Dogan'ın Özgeçmişi
21 aralık 1975 yılında Hançıplaklar’da dünyaya geldi. İlkokulun üçüncü sınıfına kadar köyde okudu. 1985 yılında ailesi ile beraber Hatay Antakya’ya taşındı.ilkokul (Narlıca, Ali Sayar), Ortaokul ( Fevzi Çakmak ) ve Liseyi (Merkez Lisesi) Antakya’da Tamamladı.1993 Yılında Sivas Cumhuriyet Ünv. Tıp Fakültesini Kazandı. 1997 yılında Okulu Bırakarak Hollanda’ya yerleşti. Ve evlendi… 2005 yılı Aralık ayında " KIRIK SAZLAR TÜRKÜSÜ " adlı ilk müzik albümünü yayınladı... 
Cemal Dogan
12 cihan doğan'ın özgeçmişi
21 aralık 1978 de Hançıplaklar köyünde dünyaya geldi. 8 yaşına yani ilkokul 1 e kadar köyde kaldı. Babasının Hatay Antakya göreve başlaması üzerine ailece hataya taşındılar. İlkokul ( Narlıca,Ali Sayar,Haydar Mursaloğlu ilkokulları) , ortaokul (Atatürk O.) ve liseyi (merkez L.) Hatay’da bitirdi. 1997 de samsun On dokuz Mayıs Ünv. Sınıf Öğretmenliği bölümünü kazandı . 2002 yılında okulu bitirip2003’te askere gitti.(Gelibolu) 2004 yılında askerden döndükten sonra Öğretmenliğe başladı…  
Cihan Dogan
13 fate nargele hayatından kısa kesit...
zamanında yöre köylerinde her evin birkaç ineği olurmuş... insanlar köylerden yola çıkıp kapıdereye kadar inekleriyle gider oradan mal yükler ( teneke yağ, portakal...) oradan elbistana kadar getirip satarmış evine kazanç sağlarmış. yiğit nenemiz fate nergele de kadın haliyle bu işi yapanlardanmış... 
Fate Nargele DOGAN
14 Hayri Doğan ın özgeçmişi
24 Mayis 1984 mersin dogumlu iyi bi cocukluk donemi gecirdi denilebilir ilkokulu mersinde Barbaros ilkogretim okulunda okudu orta okula gidecek yasa geldi onun icin de ilkokuldaki yasamina son werip Bahceliewler orta okuluna kayit yaptirdi Burda yeterli dercede okuduktan sonra sinawa girdi we Anadolu Iletisim Meslek Lisesini kazandi. we kalan şansını bu okulun ingilizce hazirlik sinifinda kullandi tabi bu kadar abartınca okulda daha 1 sinifin kapisindan giremeden ilişiği kesildi o da "oylemi kaybeden ben degil siz olacaksiniz" deyip Mersinin en eski okullarindan olan Mersin Ticaret Meslek Lisesine gitti Burda gayet akilli we uslu bi ogrencilk doneminden sonra bi baktı ki karsisında OSS diye bi sinaw war e demiş zahmet edip bu kadar sene okumusuz bari su sinawa da girek Neyse sinawa girdigi gibide bi cikti akillara zarar Sonra YOK denen kurum ona dedi sen simdi git biz sana sonra bi mektup yollariz e dedi caniniz saolsun bekleriz Bekle bekle tik yok o da demiş ki hele nooluyo waram yok efendiye Mersin Uniwersitesi Idari We Iktisadi Bilimler Fakultesi Muhasebe bolumunu kazanmisim eyi dedim ogrencilik olsunda camurdan olsun neyse iste gittik kayit yaptik tabi o ara Iki yil okudum okulu yani okumasamda gidip geliyoduk arasira Taaaaki 2004 yazina kadar o yaz dedim ben burda bi muhasebeci olamam bu is bana gore degil gidim ingilterede doner kesim
iste bende o yaz dan beri londrada ikamet etmekteyim 
Hayri DOGAN
15 Huseni cimbaş kısa hikaye
Hüseni cinbaş şu an oğlu Mehmet Kaya nın Evinin bulunduğu yere iki göz bir salon ev yapar. Köy halkı kendi evlerinden tahtalar getirerek masa ve sıralar yaparlar. Köye resmi öğretmen gelmeden önce Hüseyin doğan (hasani kole oğlu) ve Demirci …. Gibi köy büyükleri çocuklara okuma yazma öğretmek için ders vermektedir… Nasıl olduğu bilinmez günün birinde köye resmi öğretmen verilir .. Sene 1962 dir. Öğretmenin gelmesiyle okuma yazma bilme seviyelerine göre çocuklar 1. 2. 3. sınıflara yerleştirilirler… Zillihan dan yaklaşık 20 25 öğrencide okula devam etmektedir… karlı ve fırtınalı havalarda öğretmen zillihanlı öğrencileri eve göndermez. Hançıplaklı öğrenciler bu öğrencileri misafir etmek için birbirleri ile yarışmaktadırlar. O dönemden bir hatıra Kırto oğlu Doğan DOĞAN anlatıyor : Aligül Dogan askerdeyken Tunceli den ailesine mektup yollar Köyde okuma yazma sorunu olduğu için yeni yeni okumaya başlayanlar çağrılır. Mektubu dinlemek için epey bir kalabalıkta toplanmıştır. Mektup okunması için Mıçi zalxe oğlu ali doğan a verilir. Ali doğan hem utnır hem de sesi gür değildir zaten hasani kole den fırçayı yedikten sonra mektubu sami doğan a uztır sami doğan gür seslidir ve okumayı bilmektedir. Okumaya başlar. -- HERKESE SELAM EDERİM bu sırada bütün dinleyiciler ayağa kalkarak ellerini gögüslerine kavuşturarak inler bir ağızdan Sağolasıııın…  
Hüseyin Kaya
16 Husi keyfo larenin yaşamı
Torunu Ali metin in dilinden yaşamı ; Husi Kefoyi Larre denen Gül yüzlü dedem 1916 yılından Zilihan köyüne yakın mole lareye ait koyun ağıllarında doğdu. Babası hayvancılıkla uğraştığı için kendiside diğer kardeşleri gibi (Hallac, Cecen, Meryem) babasına yardım etti. Kendisi doğayla iç içe yaşadığı için, ben onu hep doğal ve sadeliği ile gülerken hatırlıyorum. Bilmiyorum belki torun olduğum içinmidir ki hep bana güler yüzlü davrandı. Herkesin verdiği yaşam mücadelesi gibi o da mücadele etti yaşamla. Mutlu ve sağlıklı bir şekilde üç oğul ve üç kız büyüterek mutlu yuvalar kurdurmuş onlardan onlarca torun sahibi olmuştur. Bu büyük sülalesi halen yer yüzünden yaşıyor Gül yüzlü dedem erken yaşta Semsi adında ki karısını yitirdi. Törelerimiz gereği olur ki çocuklarına Torunlarına karşı saygısızlık olur diye ikincı bir kez evlenmedi. 1995 Yılına kadar doğadan aldığı güçle sağlıklı bir şekilden yaşadı. Bu tarihten sonra dizlerinde ortaya çıkan rahatsızlık yüzünden zor duruma düştü. Bölgemizde yaşlıların bu sorunlarıyla ilgili tesis ve olanaklar olmadığı için, yaşamının son on yılın çok zorlu geçirmistir. 2004 Yılında vefat etti...  
Hüseyin Dogan
17 Hüseyin Dogan'ın özgeçmişi
1955 Yılında Hançıplaklar’da dünyaya geldi. Miralı Köyünden Anise Yapıcı ile evlendi. Genç yaştan itibaren Yurdun çeşitli bölgelerinde Topograf olarak Çalışmaya Başladı. Irak ve Suudi Arabistan da uzun yıllar Çalıştıktan sonra. Hatay Antakya’da D.S.İ de 1985 Yılında göreve Başladı. 2003 Yılında emekli oldu. Yazın Molebutton’da Kışın Hatay’da kalmaktadır. 
Hüseyin DOGAN
18 hüsyin Doğan KUNO özgeçmiş
11/02/1974 yilnda 6 kardeşin ikinci büyüğü olarak dünyaya geldi. Çok tatlı ve bir o kadarda yaramaz ve yerinde durmayan bir çocuk olduğu söylenir .....1981 yılında molebuttonda okula basladı. Bir sene sınıfta kaldı 88 de ilkokulu bitirdi ..... ortaokul icin elbistanda ağcaşarli bir ailenin yanında gazi ortaokuluna gitti... sonra ki sene dayısının yanında elbistan ortaokuluna devam etti ve aynı okulda mezun oldu. kirvesinin yanında liseye basladı ilk dönemden sonra kendi tuttukları bir evde mükrimin halil lisesini bitirdi dershane sınavlar derken 1995 te avrupaya çıktı ...Almanyaya iltica etti 5 sene süren iltica davasından sonra oturum hakkı alıp Berlin'e yerleşti...2001 yılından beri kendi is yerini kurdu ve halen işletmeye devam ediyor...  
Hüseyin Dogan
19 ibrahim kaya
1974 yılında hançıplaklar (molebutton) köyünde doğdu. İsken ve Mehmet Kayanın 7 cocuğundan biridir. ilkokulu kendi köyünde bitirdikten sonra elbistan ortaokulunda ortaokulunu ve mükrimin hallil lisesinde ise liseye devam ederken lise 2. sınıfta okulunu bıraktı. Zeki idi... şu var ki çok yaratıcı bir kişiydi... Bu kadar zeki ve yaratıcı olmasına karşın aslında pişman olsada dediğim gibi okulunu bırakmak zorunda kaldı... Evet belki de yaşadığı koşullar onu köreltmiş idi bir çoğumuz gibi oda yönlendirilebilse idi inanıyorum ki başarılı ve mutlu bir hayat yaşayacak idi.. Askerliğini yaptıktan sonra iş hayatına iyiden iyiye atılmış tı ama ; her zaman akılnda okuyamamanın verdiği eziklik vardı. Çünkü o kendine bu zor hayatı reva görmemiş ti. Yani kafasında büyük güzel işler düşlemişti.. Evet gençlik dönemine girdikçe geçmiş yaşamında yaptığı hatalardan etkilenmiş ve bu da onu her zaman üzmüştü... Son olarak gururlu biriydi , engin di ki; Hayat şartlarının bu zorluğuna göğüs germekte zorlandı sinirsel hastalığa yakalandı... Bu süreçlerde gururu ile kabullenme arasındaki dengeyi sağlayamadı ve bu durumuna karşın kendi başına çalışmak düşüncesi ile elbistandan yola çıktı; Fakat aksaray dolaylarında ölü olarak bulundu... Haberi ilk geldiğinde büyük bir çöküntü yaşanmıştı ilk başlarda trafik kazası denildi ki; Asıl gerçek ise kısa süre sonra açığa çıktı. İşte bu gerçek dahada acıydı vahşice hain bi şekilde darp edilerek öldürülmüştü. Polis hemen araştırma başlattı sadece göstermelik olan ve kısa zamanda sona eren bi araştırma sonucunda ise hep aynı faili meçhul bir cinayet ve geride kalan ise acılı bir aile vede onu seven yakınları ...  
İbrahim KAYA
20 ismail Dölen Özgeçmiş
1980 yılının yaz sıcağında, Temmuzun 15´inde Elbistan´da dünyaya gelmişim. İlk, orta, lise eğitim ve öğretim yıllarını Elbistan´da tamamladım. 1999 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler bölümünü kazandım. Hala aynı bölümde eğitilmekteyim. 6 yıldır hocalarım beni yetersiz görüyor, bu sene yeterli görürlerse bitireceğim. Kitap okuyor, müzik dinliyor, yemek yiyorum ...

Hobilerim: Fobilerimi yaşamamak
Fobilerim: Hobilerimi yaşayamamak
En sevdiği sanatçı: Bulmak için dinliyorum hala.
En sevdiği kitaplar: Bulmak için okuyorum hala.
Molebutton.com´da sorumlu olduğum bir alan yok. Bir şeyler yapıyorum ama ne yaptığımı bende tanımlayamıyorum. Ne yaptığımı bende bilmiyorum...  
Ismail DÖLEN
21 mehmet dölen Özgeçmiş
ilkokulun birinci sınıfını okudu fakat okuma yazmayı askerlikte geliştirdi. askerliğini 1971 yılında kars sarıkamışta yaptı...adana da çalıştı... iskenderun demir çelik fabrikalarında çalıştı ve emekli oldu.... iskenderun da özel sektörde demir doğrama ve güneş enerjisi imalatı yaptı ... halen elbistan da market işletmeciliği yapmaktadır.... 
Mehmet Dölen
22 Mehmet Duran Dogan!ın Özgeçmişi
1985 yılının ocak ayında molebutton köyünde açmışım gözlerimi dünyaya. Hüseyin-Aynur DOĞAN´ın en küçük çocuğuyum. Çok fazla günüm geçmemiş köyümde. Şehre göçle birlikte yirmi yıldır yaşadığım bu şehre Hatay´ın Antakya ilçesine yerleşmişiz. Öğrenim hayatımı ilkokul ( Bedii Sabuncu) Ortaokul (Atatürk ) ve liseyi ( Merkez ) Hatay Antakya’da tamamladım. Orta okul yıllarından bu yana müzikle aktif bir şekilde ilgilenmekteyim. Yerel ve amatör grupların yanı sıra profösyonel anlamda müzik yapan insanlarla Hatay´da ve diğer şehirlerde müziğe devam etmekteyim. Folk gitar dersleriyle müziği öğrenime açık yüreklerle paylaşmaya ve geliştirmeye devam ediyorum. Yaklaşık iki yıl boyunca özel bir müzik okulunda folk gitar dersleri verdim ve şimdilerde özel derslerle devam etmekteyim. 
Mehmet Duran Dogan
23 Mıçe kurde hayatından bir kesit
mıçi kurde -fate hasani ise ile evliliğinden üç çocuk sahibidir. kırto, nasır, silo... mıçe kurde nin kardeşi ali kurde vefat edince yetim kalan imami guro ve mıçi zalxe yi yanına alır aile 5 çocuklu olmuştur.aradan kısa bir süre geçmiştir ki tavla dan haber gelir . mıçi kurde ye gelip küçük kardeşi oli sileyi alması söylenmektedir. mıçi kurde gidip kardeşini de alıp gelir aile 6 çocuğa çıkar böylece... gel zaman git zaman fate hasani ise rahmetli olur çocuklar şimdi tamamen yetimdir. bunun üzerine fate nargele ile evlenir. Fate nargeleden de yaşayan 5 çocuğu olur (bulut, kalender, kurde, xane, ali gül ) hepsi aynı evde büyüyüp hayata atılan çocuklardır . mıçe kurde önce mıçi zalxe yi evlendirip imami guro yu onun yanına verir. ardından kırto yu evlendirir. Nasır ve silo yu da kırto yanına alarak mıçi kurdenin yükünü hafifletirler... xone de çok geniş sulak bahçeleri olan mıçi kurde kavun karpuz fasülye meyve si evinde eksik olmayan büyük dedelerimizdendir.  
Mici Kurde, Molebutton
24 Mıçi imami guro özgeçmiş
Resmi kayıtlara göre 1964’te Montör,1966 da Yağcı , 1968 de betonarme işçisi , 1977 de sapancı, olarak çeşitli yerlerde çalıştı. 1978-1980 suudi arbistan da soğuk demirci olarak çalışıp emekli oldu…halen kışın Elbistan merkez yazın köyde yaşamaktadır... 
Mico DOGAN
25 Naim Dölen Özgeçmiş
26 08 1981 sıcak bir çarşamba günü iskenderun'un çankaya mahallesinde dünyaya geldi. Adını abisinin adı ile kafiyeli olsun diye naim koydular (abisinin adı nail) ve o gün bugündür naim demekteler ilk okulu alparslan ilköğretim okulunda zorlanmadan bitirdi. Daha sonra orta okulu ise deniz nakliyeciler orta okulunda okudu. burada biraz zorlansada babasının okulda saygın bir yeri olmasından ve müdürle aralarının iyi olmasından dolayı da güç bela bitirdi. ve bu arada nice aşklar yaşadığını belirtiyor. Orta okul da bittikten sonra liseyi iskenderun lisesinde okudu. çekirge bir sıçrar iki sıçrar üçüncüde takılır misali lise biri çift dikiş yaptı. sağlam olsun diye ama ondan sonra kurulla geçmesini bildi. Bu arada okul bitti üniversite hazırlık başladı. Herkes bir yerlere gitme hayallerindeydi 3 . öss denemesinde artık yeter dedi. Ve mersin üniversitesi takı-tasarım bölümüne yerleşti. üniversite rahat diye burayıda çift dikişle tamamladı. Okul bittikten sonra bi süre gezme tozma faslından sonra marketçilik sektörüne girme kararı aldı ve bir işyeri açtı ve hala işyeri batmadı sapasağlam ayakta...ve bekar....  
Naim DÖLEN
26 rıza topal
Rıza Topal Karip ve Kussey Topal çiftinin en büyük oğluyum 1977 Elbistan/ Koyne Dızan (Derbent köyü) doğumluyum 6 yaşında okul nedeninden dolayı Hancıplaklar Köyüne yerleştik 1991 yılına kadar orda yaşadım. İlk okulu Hancıplaklar köyünde bitirdim. Orta ikiye kadar elbistanda okudum. Sağlık sorunlarımdan dolayı okulu bıraktım. 1993 ten bu yana almanyada ikamet etmekteyim almanyada Bürokaufman (türkçesi yok) olarak meslek yaptım.  
Rıza TOPAL, Molebutton
27 Sabahattin Ataş özgeçmiş
Yaşamını uçsuz bucaksız sarı harman tozlu tarlaların ve yeşil bahçelerin bulunduğu toprakların içinden harmanlanmış bir yürekti onunkisi türkülere sevdalanan ve bu sevdasını gene bu topraklara adayan. Adı Sabahattin di ve o çocuklarına hayran türkülerine ise sevdalı bir öğretmendi. Yüreğinden gelen hasreti dizelere dökmesini öğretmişti bu topraklar ona ve hayatını adadığı güzel mesleği olan öğretmenliği , çocukları sevmesini göstermişti ve onlara kültürünü öğretmesini. Türküler yüreğiydi yasamı ve en büyük sevdası peki kimdi bu koca yürekli rüzgar kimdi bu ezgi yağmuru. Hadi gelin şimdi hep beraber tanıyalım onu... Sebahattin Ataş ın Soyagacı İçin TIKLAYINIZ 1975 yılında İskendurun da doğdu Sabahattin ATAŞ. İlkokul,orta okul ve liseyi kendi topraklarından kopmadan Elbistan da tamamladıktan sonra kendi topraklarının gösterdiği yoldan ilerledi ve Uludağ Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümünü kazandı.Müzik yaşantısına lise yıllarında türkü söyleyerek başladı.Bağlama ile tanışması ise kendisi açısından baya geç oldu lise son sınıfta bağlamaya merak sardı.ve Üniversitede yıllarında ise okuduğu üniversitenin halk müziği korosunda katıldı.Burada solistlik yaparken aynı zamanda da kendi açısından müzik yaşamında kendi en büyük açılımını da kendi kurduğu grubu GRUP DEM ile yaptı. Çeşitli konserler verdi yıllardı.Grupta bağlama çalarken koroda ise solist olarak görev yaptı.Türkiye’nin değişik illerinde birçok konser verdi. Üniversite yıları hocamızın müzik yaşamında ki en aktif ve en verimli yıllarıydı. Üniversiteden sonra kendi deyimi ile yoğun müzik yaşantısında gerileme yaşadı. Ve hayat onun için yeni solukta yeni bir heyecanla başladı; Adıyaman’ın bir köyünde öğretmenliğe başladı Sabahattin ATAŞ. Çiçeği burnunda yeni bir öğretmendi artık çocuklarına ilimi öğretirken bir diğer taraftan da onlara yön vermek için çalıştı kendi kültürlerinin en büyük değeri olan türküleri sevdirdi. Adıyaman’da 4 sene görev yaptıktan sonra 2004 yılında Gaziantep’e tayini çıktı. Ve şimdi orada Son 3 senedir Gaziantep’te görev yapıyor çocuklarını severken onların kültürü için çalışıyor çalıştığı okulda koro kurup çocuklarına kendi kültürleri olmayan pop , caz ,rock , hipop gibi insanları boşluğa sürükleyen müziklerin yerine kendi yaşam kültürleri olan türküleri sevdiriyor. Beste çalışmalarına da Adıyaman da başlayan ve Gaziantep’te devam eden Sabahattin ATAŞ 2007 yaz ayında kendi bestelerinden oluşan bir demo çalışması yapıp yöresinin güzel insanlarıyla buluşturdu. Müzik yasamın da tam anlamıyla profesyönel olmadığını ve eksikleri olduğunu belirten değerli hocamız bu işte maddi bir amacının olmadığını bu işi sadece sevgisi ve sevdası adına yaptığını belirterek kendisine yönelttiğimiz albüm hazırlığınız varmı sorusuna ise “Şu anda kendimi bu konuda yeterli görmüyorum ama müzik adına ileriki dönemlerde eksik yanlarımı da giderdiğim zaman neden olmasın” yanıtını verdi. Halen yüreğindeki koca bir sevgi olarak bağlama çalıp kendi çapında besteler yapan Sabahattin ATAŞ’a , kendisinden müzik kavramını tanımlamasını istediğimizde.Kendi deyimimle “Müzik bence bir yaşam tarzı ve ben bu yaşam tarzının içine kendimce bir şeyler katmak istiyorum.Bence müzikte üretkenlik olmalı ama bu kültürün yapısını bozmadan temel taşlarıyla oynamadan çoğu kişi genelde üretkenlikten çok başkalarının türkülerini yorumlama peşinde. Bence buda halk müziği kültürü açısından bir tıkanmaya yol açmaktadır. Kendimde en çok sevdiğim özelliğim sazıma olan aşkım her gün mutlaka sazımı elime alır çalarım. Çalmadığım gün kendimi bir boşlukta gibi hissediyorum. Türkülerin unutulmaması en büyük idealim. Ben türküleri bir çınara benzetiyorum ve Mahzuni’ler , Neşet Ertaş’lar , Pirsultanlar , Aşık Veysel’ler Karacaoğlan ...vb daha ismini sayamadığım birçok ozanımız bu çınarın bir kolu. Biz türkü dostları yani dinleyenleri de bu dallarının hep yeşil ve solmayan yapraklarıyız. Bir ağaç ne zaman güzeldir ? Yaprakları açıp yeşillikler içine büründüğü zaman. O yüzden o yaprakların hep yeşil kalması için mücadele etmeliyiz.Bunu yaparsak zaten kökü çok sağlam olan o çınarla sonsuza kadar yaşarız. Seklinde tanımladı  
Sebahattin ataş, Karaçar
28 Silo Miçi Kurde
Kendisinin de deyimiyle 3 aşağı 5 yukarı 1910 yıllarında Holân Yaylasında doğmuş.

Hem kendi yerine, hemde abisi Qırto yerine yaklaşık 6 yıl Siirt ve Elazığ’da askerliğini yapımış. Askerlik yaptığı tarihi kendisi de hatırlamıyor ancak; '' Sâlakı Ataturk mır, azi askarbum.'' diyor. Askere gitmeden önce 1935’li yıllarda Rone Kunte ile evleniyor. Bu evlilikten Alıf(Elif), Xone(Hanım), âli(Ali), Nâsır(Nasır), Mayre(Meryem), Fâte(Ftama), Aşe(Aşe),Kurde(Gulistan), Huseyin adlarında 9 tane çocukları dünyaya geliyor.

Gençlik yılları da, çocukluk yılları gibi yokluk-yoksulluk içinde geçiyor
Her yaz 10 silmalık buğdayını, tek başına kendi orağıyla of demeden biçen biçtikten sonra:'' Hendi tâmame az’i şanâkım, haşe mıne tarın, ro ye ma hındık mân, mırine mın’e te......'' der. Ama ertesi yaz 10 silmalık buğdayını tek başına kendi orağı ile of bile demeden biçen, yine kendisidir………………

 
Silo DOGAN
29 Süleyman Dogan (Miço) Özgeçmiş
Kayıtlara göre Türkiye de 4 yıl alet operatörlüğü yapıp usta vasfıyla işyerinden ayrıldı. Üniversite sınavlarında Muaffak olamadı… 1991 de İstanbul da onbaşı olarak askerliğini tamamladı… 1994 te saniye doğan ile evlendi halen Almanya da yaşamaktadır…  
Süleyman DOGAN
30 Tayfun Dogan
21.02.1985 hançıplaklar dogumlu hançıpklaklar ve elbistanda 1 kac sene ikamet ettikten sonra tarsus'ta 1990 1991 yıllari arasında oradan da Mersin e taşındı. ilkokulu Mersinde cumhuriyet ilkokulunda okudu. ortaokul aynı okulda devam etti 8.5 sene Mersin de ikamet ettikten sonra antakya'ya Babasının işi dolayısıyla taşındı.1 senenin ardından ailesi yurt dışına gidince Elbistan'a yerlesti 3.5 sene Elbistan'da kaldıktan sonra fransaya iltica etti (22.07.2004) Kitap okumak İnternet ve gezmekten hoşlanıyor. 
Tayfun DOGAN
31 Taysun Dogan özgeçmiş
hançıplaklarda 1986 yılında Doğdu. Elbistan Tarsus mersin de yaşadı ilk ve ortaokulları burada okudu. babasının işi dolayısıyla bir yıl hatay da kaldıktan sonra 2001 yaz aylarında Ailesinin daha önce gittiği Fransaya yerleşti. Halen Kolej öğrenimine devam etmekte.  
Taysun DOGAN
32 Yaşar Doğan Özgeçmiş
10.07.1969 molebutton doğumlu

1986 yılından beri istanbulda yaşamakta

1989 90 yıları arasında Denizlide askerlik yaptı

16.07.1994 yılında evlendi

16.07.1995 yılında oğlu ekin doğdu

şu an beyoğlunda bir denizcilik şirketinde muhasebeci olarak çalışmakta 
Yasar Dogan
33 Zeynel dogan özgeçmiş
10 kasım 1979 da elbistan devlet hastanesinde doğdu...kimlik te adı zeynel olmasına rahmen aile içerisinde mamo olarak çağırılmakta kendi ağzından

"ilk ve orta öğrenimimi elbistanda tamamladım. ilk okulda en belirgin olan sey kapının koluna yetişemediğim için bol bol altıma sıçmam olduysa da orta ve lise yılarında bu özelliğimi yitirdim. mahallenin butun kızlarına asıldım. ama hic bir sonuç elde edemedim. 1997 yılında eskişehir iletişim fakultesini kazandim. ve başladim üniversite ..."
Üniverite den uzun uğraşlar sonucu mezun oldu...

Diyarbakır Güntv genel müdürlüğü yaptı...
bir süre sonra ayrılarak istanbula yerleşti..
dijitürkte çalışmaya başladı buradan da ayrılıp kendi ajansını açtı...
 
Zeynel Dogan
34 zeynep doğan özgeçmiş
Mehmet ve ayşe'nin altıncı çocuğu olarak 1978'de hançıplaklar köyünde dünyaya geliyor ilkokul eğitimini köyde aldıktan bir yıl sonra elbistana taşındılar. Elbistan ticaret meslek lisesinde ortaokula başlayıp bir yıl sonra çok okuduğunu düşünüp okulu bırakarak ticarete atıldı. (onbeş yıl aradan sonra açıköğretim lisesinde kaydını yaptırarak tekrar okumaya başladı). Altı yıl eczacı kalfalığı yaptıktan sonra sağlık sektöründen ayrılarak tekstil sektöründe yerini aldı ve kendine ait işyerini açtı.  
Zeynep DOGAN
Anasayfa  Ara  Giriş